Accra’da bir hafta

Bugün Accra seyahatim sona erdi ve artık evdeyim. Telefonumun kamerasına takılan karelere bakıyorum. Şimdiden biraz özledim mi ne : )

Güney Atlantik’in dalgaları Accra kıyılarına vuruyor. İleride gitme fırsatımın olmadığı plaj var. İnsanlar dalgalarla oynayarak denize giriyorlar. Önceki haftalarda plaja gitmiş olan bir arkadaşım, buldukları tahta parçaları ile sörf yapan gençleri görüntülemiş. Fotoğraflar harikaydı ama ben sadece uzaktan bakabildim.

Accra minibüs garajı. Bu garajdan gün boyu yüksek müzik sesi eksik olmuyor. Ganalıların belki futboldan sonra en çok sevdikleri şey müzik ve dans etmek. Yolda yürürken kenarda müziğin sesini açmış dans eden birilerini görmek olağan bir şey burada. Tüm imkansızlıklarına, fakirliklerine rağmen insanlar gülümsüyorlar sizi görünce. Yardım etmek istiyorlar. Kısacası şehrin sokaklarında gezerken güvenlik kaygısı duymuyor, aksine bir sıcaklık hissediyorsunuz. Futbola gelince, bu Ganalılar için neredeyse bir tutku. Ama gördüğüm kadarıyla kendi takımlarından çok Avrupa takımlarını ve özellikle İngiliz takımlarını takip ediyorlar. Yollarda, seyyar satıcılarda hep İngiliz takım formalarını görüyorsunuz. Bir arkadaşım, iş yerlerinde, ofisin tam ortasında, çalışma masalarının arasında bir televizyon olduğunu, maç zamanlarında insanların televizyonun başına toplanarak etrafa aldırış etmeden hararetli bir şekilde maç  izlediklerini, hatta bağırıp çağırıp takımlarını desteklediklerini anlattı. Kendi iş yerimde benzer bir görüntüyü hayal ediyorum da, oldukça eğlenceli olurdu herhalde : )

Şehrin modern ve lüks semtleri var. Ama insanların çok kötü şartlarda yaşadıkları mekanlar daha çoğunlukta. Nehrin kıyısında küçük kutucuklar şeklinde görünen şeyler birer ev. Evet evet, yanlış değil, bazılarının içinde iki, üç kişinin yaşadığı barakalar.

Bu şekilde barakalarda yaşayan oldukça fazla insan var.

Accra’da içi tıklım tıklım dolu minibüsler görüyorsunuz yolda. Aslında bu bize hiç yabancı değil : ) Trafik çok değişik. Sanki çok başka kurallar geçerli gibi. Eğer araba kullanmak istiyorsanız Accra trafiğinde biraz tecrübe şart. Camdan elini çıkarıp birden önünüze kıran bir minibüs veya taksi şoförüne hazırlıklı olmalısınız mesela. Tabi bir de arabaların arkasına yazılan yazılar var. Aslında fotoğraflarını çekmeyi çok istedim ama bir türlü yakalayamadım. Bizim kamyonların arkasında görmeye alışkın olduğumuz yazılardan bunlar. Trafik sıkıştığında ortaya çıkan satıcıların çeşitliliğine de inanmak zor. Türlü türlü, soyulmuş, paketlenmiş meyveler, şarj cihazları, oyuncaklar, uçurtmalar, boncuklar, kolyeler, içecekler ve şu an aklıma gelmeyen türlü türlü satıcılar. Trafik sıkıştığında neredeyse bir semt pazarına dönebiliyor bazen yollar.

Accra’nın gece hayatı da oldukça hareketli denilebilir. Yemek ve eğlence için birçok mekan var. Ganalıların yanı sıra yabancılarda gece eğlence kulüplerini, pubları dolduruyor. Tabi bir de Oxford Street var. Bu caddenin adı Ossu caddesi aslında. Üzerinde birçok dükkan ve restoran olduğundan sanırım insanlar Londra’daki ünlü Oxford Street e atıfta bulunarak buraya Oxford Street diyorlar. Sanırım bu, dışardan gelen yabancıların küçük bir şakası  : )

 

Havaalanında görüntülediğim bir figür. Ganalı kadınlar çalışırken resmedilmiş.

Ve işte Ganalı arkadaşlarım : ) İş sonunda bir hatıra fotoğrafı.

Biraz Gana yemeği yemenin kimseye zararı olmaz diye düşündük : ) Bunlar ise yolları Accra’ya düşmüş diğer yabancılar. En solda Mina Mısırdan, sağda Peter ve Rasto ise Slovakya’dan. Baharatlı Gana yemeklerini tadıyoruz öğle arasında.

Category(s): Güncel

14 Responses to Accra’da bir hafta

    Hüseyin YILDIRIM says:

    Torun maşaallah, gezmişsin de, fotolar yetersiz olmuş biraz daha foto lazım.

    • Dedecim iş için gittim zaten : ) Arada telefonumun kamerasına takılanlar işte bunlar. Hatırlamak için.

      • Celal, hatırlarsan “Slumdog Millionaire” filminde de Hindistan’ın yoksul kesimlerini gösterirken o nehir kenarındaki baraka şeklindeki evlerde yaşayan insanları anlatılıyordu…

        • Evet, işte hayatlarından şikayet eden bizleri utandıran manzaralar. İnsanlar o hallerine rağmen çalışıyorlar, didiniyorlar ve bir şekilde yaşamaya çalışıyorlar ve cidden güler yüzlüler, iyi niyetliler, yani bir şekilde mutlular. Ghana için “Africa for beginners” diyor oradakiler. Gerçekten de Afrika’nın kötü bölgelerine nazaran Gana oldukça iyi durumda. Doğu Afrika’daki kıtlığı duymuşsundur haberlerden. İnsanlar cidden yiyecek bulamıyor ve tedavisi mümkün hastalıklardan ölüyorlar. Hem de her gün. Ben bu yazıyı yazarken bile..

2 Responses in other blogs

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

 

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>